Google
 

Montag, 24. Dezember 2007

Enginar


Bizde en çok Ege bölgesinde bilinen bu sebze aslında Akdeniz ülkelerinin tümünde pişiriliyor. Bu ülkelerden Batının ünlü ve havalı restoranlarına sıçramış ve enginarla çeşitli yemekler pişirmek neredeyse bir moda haline gelmiş. Bu güzel sebzeyi ellere kaptırmadan kıymetini bilip lezzet denemeleri yapmak elinizde. Ülkemizde pilavı, etlisi, zeytinyağlısı, içbaklalısı yapılıyor. Fakat başka bir çok pişirme yöntemleri de yaratılabilir.

Büyük kentlere enginarlar yalnızca olgunlaşmış çanak halindeyken satılıyor ama aslında başka şekillerde de kullanmak mümkün. Örneğin Ege bölgesinde enginar çok tazeyken kabukları ile pişiriliyor. Daha sonra bu körpe kabuklar da yeniyor. Diğer bir şekli de bebek enginar olarak tümünün pişirilmesi ama bu hali ülkemizde hemen hemen hiç kullanılmıyor. Bu iki şeklinde de hafifçe uçları kesilmesi pişirmek için yeterli.

Faydalarından ve lezzetinden layığıyla yararlanabilmek için biraz özen, biraz da bilgi gerekiyor. Satın alırken olabildiğince küçük olanları seçmenizi öneririm. Enginarın çanağı küçüldükçe içindeki kılçıklar azalıyor. Enginarı soyulmuş olarak alıyorsanız satıcının soyulmuş enginarları limonla ovması ve yine limonlu su dolu bir torbaya koyması gerekir. Ben kabuklu olarak almayı ve pişirmeden hemen önce soymayı tercih ediyorum. Soyduktan sonra yine limonla ovmak ve hemen limonlu su dolu bir kaba atmak kararmaması için gerekli.

Enginar pişirirken soğan asla kavrulmuyor, çok az yağda çevirmek yeterli. Pişirirken tekrar limon suyu koymak ve piştikten sonra da üzerine biraz dereotu serpmek unutulmaması gerekenlerden.

Et Ürünlerine Dikkat:

Etlerin gereğinden fazla pişirilmesi önemli besin değerlerinin kaybına sebep olur. Etin pişirilmesi sırasında nemini kaybetmemiş olması gerekir. Bunun için etin fırında pişmesine yakın üzerine ısıtılmış yağlı kağıt yada alüminyum folyo ile kapatırsanız nem oranını kontrol edebilirsiniz.

Eğer eti mangalda pişirecekseniz odun kömürü iyice yanmalı ve köz haline gelmeli. Daha sonra kömürün üzerine ince tabaka halinde kül örtünüz. Izgara demirini iyice yağlayınız.

Etleri kömürün harereti biraz geçtikten sonra ızgaraya koyunuz. Sık sık çevirerek etin suyunun içinde kalmasını sağlayınız.

Etleri dondururken mutlaka ufak miktar halinde ve kesinlikle hava almayacak şekilde sarıp dondurunuz. Donmuş bir eti çözüp tekrar dondurmayınız. Eğer dondurucunuz kuvvetli değil ise dondurma yöntemine başvurmayınız. Çünkü etin yavaş donması, etin çözülme esnasında besin değerlerinin kaybolmasına sebebiyet verir. Kırmızı etlerin derin dondurucudaki ömrü daha uzundur. Fakat balık ve tavuk etlerinin ömrü daha kısadır. Dondurulmuş ürünü varsa mikrodalga fırında, yok ise ocak veya normal fırında çözünüz ve kısa zamanda pişiriniz.

Et satın alınırken etin kararmamış, dokusunun gevşememiş olmasına dikkat edin. Yağı sararmış olan et hayvanın yaşlı olduğunu gösterir ve daha uzun pişme süresi ister. En önemlisi damgalı, ambalajlı ve güvenilir satıcıdan aldığınıza emin olun.


Balık alırken; parmakla bastığınızda iz kalmıyor, kaslar hemen düzeliyorsa, gözleri parlak ve lekesiz, solungaç kısımları kırmızı ise, balık tazedir. Bayat balık ayrıca, kokusuyla kendini ele verir.

Tavuğun kalitesi gögüs etini dolgun ve sıkı olmasından anlaşılır. Tavuk tazeyse göğüs kemiğinin ucu esnek olur. Tavuğun derisinde oluşan mavi lekeler bozulma işaretidir.

Tazeligi koruma yöntemleri:

Bir iki gün öncesinden kalan ekmek, börek ve benzeri hamur işlerini atmayın. Alüminyum folyoya sararak ısıtın. Yeni pişmiş gibi taptaze olacaktır. (Eğer ısıtmak için fırın kullanacaksanız, folyo yerine fırın torbasına da koyabilirsiniz.) Fakat üzerine az miktarda su serpin.

Donmuş veya kristallenmiş balı eski haline getirmek için kavanozu içi sıcak su dolu bir kapta bekletiniz.
Hazırladığınız sosun servise kadar soğumadan kalmasını istiyorsanız, sos kabını sıcak su dolu bir kabın içinde bekletin. Bu şekilde ısısını ve lezzetini koruyacaktır. Üzerinin kabuk bağlamasını önlemek için üzerine bir parça margarin bırakın ve yağlı kağıt ile örtün.

Kahvenizi ağzı iyi kapanan bir kutuya koyduktan sonra buzlukta bekletin. Uzun süre bayatlamadan kalacaktır.

Kesik limonların beklerken kurumaması için, limonu kesik yüzeyi alta gelecek şekilde bir tabağa koyun ve üstüne bir bardak kapatın. Limonun kesik yüzeyine dökeceğiniz bir miktar tuz da kurumasını geciktirecektir.

Peynirlerinizin tazeliğini koruması için, hava almayacak şekilde şeffaf folyoya sarın.

Şeker kavanozunun altına kurutma kağıdı koyarsanız, şekerin nemlenmesini önlemiş olursunuz.

Yazın kuruttuğunuz sebzeleri, içine gazete kağıdı koyduğunuz teneke kutularda saklayın. Bu şekilde rutubet almalarını önlemiş olursunuz.

Tuzu naylon poşetinden çıkartıp, koyu renkli cam kavanozda serin bir ortamda saklayın.
Tuz alırken iyotlu olmasına dikkat edin. İyot, ısı ve ışıktan hemen etkilendiği için, tuzu
yemek piştikten sonra ilave edin.

Teneke içinde olan konserveleri açtıktan sonra mutlaka başka kap içine alınız. Çünkü bir
kere açılan tenekenin özellikle ağız kısmı bakteri üremesi için elverişli bir ortamdır.

Yumutanin sirlari:

Genellikle pasta ve börek yaparken yumurtanın sarısını ayrı kullanmanız gerekir. Yumurtayı altında kap olan ve dar ağızlı bir huninin içine kırarsanız, akı hemen akar, sarısı hununin içinde kalır.

Yumurta akını çırptığınız zaman çırpılan kap yağdan arınmış olmalı ve az miktarda tuz eklenmeli ki yumurta beyazı iyi kabarsın.

Yumurta haşlarken suyun ve yumurtanın üstüne serptiğiniz bir tutam tuz, yumurtaların çatlamamasını sağlayacaktır.

Terbiye Yöntemleri:

Türk mutfağında etlerin geniş bir kullanım alanı vardır. Bu nedenle, hangi yöntemle pişirilirse pişirilsin etin lezzetli olması büyük önem taşır. Etin lezzetini arttırmak için yapılan işlemlerden biri de, marine (terbiye) etmektir. Marine etme, etin taze ot ve baharatlı bir sıvı (marinat) içinde bekletilerek yumuşatılması ve tatlandırılmasıdır.

İşte size kolayca hazırlayabileceğiniz bir marinat: Bir miktar soğanı (ör.1 kg. et için 3 orta boy soğan) çok küçük parçalar halinde kestikten sonra bir tülbentin içine koyun ve suyunu bir kabın içine çıkartın.

Aynı kabın içine bir miktar zeytinyağıyla birlikte kekik ve defne yaprağı koyun. Eti bu karışımın içine yatırın ve 24 saat bekletin. Etinizin yumuşak ve lezzetli olacağını göreceksiniz.

Etler ızgara yaptıktan sonra bekleyecekse, saklama kabını önceden ısıtıp, ağzını sıkıca kapatmak, yiyeceklerinizin daha geç soğumasını sağlayacaktır.

Salata ve Garnitur Ipuclari:

Salata yaparken öncelikle salata malzemelerinin ıslak olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü malzemenin ıslak olması, sosun malzemeye nüfus etmesini engeller. İyi bir salata için ayrıca, malzemelerin birbirini bütünler nitelikte olması gerekir. Örneğin kabakla dereotu, domatesle fesleğen, cevizle peynir birlikte kullanıldığında iyi sonuç verirler.

Garnitür olarak hazırlanan sebzeler kaynayan pişirme suyuna atılıp 4-5 dakika pişirildikten sonra margarinle hafifçe çevirilmeli.

Çılbır yaparken, su yumurtanın üzerini kapatacak miktarda olmalı, pişirmeyi kolaylaştırmak için de suyunu biraz tuz ve sirke eklenmelidir.

Haslama Yaparken:

Makarnanın haşlama suyuna bir, iki baş soğan, havuç v.b.sebzeler koyarsanız daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

Et suyu yaparken mutlaka soğuk su ile haşlayınız. Böylelikle aromalar eşit oranda yayılır.